Zafer Teknopark Sanayi ile İşbirliğini Zirveye Tasıyacak

Üniversite-sanayi iş birliğini gündeminin ilk sıralarına alan Zafer Teknopark, melek yatırım yapılanmasına benzer bir şirket kurarak, akademisyenleri ve sanayicileri ortak projelerde buluşturacak.

İki ilde bulunan farklı üniversiteler ortaklığında kurulan ilk teknopark olma özelliğine sahip Afyon-Uşak Zafer Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Zafer Teknopark), üniversite-sanayi iş birliğini zirveye taşıyacak. Yüzde 100 doluluk oranına sahip Zafer Teknopark, öğrenci, akademisyen ve sanayicileri bir araya getirecek yapılanma kurmaya hazırlanıyor. Sanayi TV’ye konuk olan Zafer Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Tuğrul Kandemir, teknoparkın yapılanması ve projeleriyle ilgili detaylı bilgiler verdi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Merkez Kampüsünde yer alan “Afyon Kampüs Teknopark” ve Uşak’ta yer alan “Uşak OSB Teknopark” olarak iki ayrı yerde alanları olduğunu anlatan Kandemir, Afyonkarahisar OSB’de de yeni bir alanda daha teknopark alanı açacaklarını söyledi. Genel Müdürü Kandemir, üniversite-sanayi iş birliğine yönelik teknopark bünyesinde şirket kurmayı düşündüklerini de belirterek, “Teknopark ve sanayicilerin de ortak olduğu bir şirket kurmayı planlıyoruz. Melek yatırımcı gibi bir yapılanmaya sahip olacak bu şirket, hayata geçmemiş projesi olan öğretim üyesi ve öğrencileri sanayici ile bir araya getirecek” dedi.

DÖRT BÖLGEDEN İKİSİ KALDI

Kuruluş aşamasında üç bölgeyi teknopark olarak ilan ettiklerini, daha sonra Uşak OSB’de dördüncü bölge ek alanı için başvurduklarını anlatan Kandemir, 2020 yılının ilk aylarında iki bölgelerinin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile teknoloji gelişme bölgesi olma özelliğini kaybettiğini kaydetti. Kandemir, “O bölgelerde imar yapılanması olmadığı için biz de orada bir inşaat yapılanmasına başlayamadık. Şu an 4 alandan 2 alanımız kullanımda. Birisi Afyon Kampüs Teknopark, ikincisi de Uşak’ta 2018 yılında ilan ettiğimiz Uşak OSB Teknopark. Uşak OSB Teknopark’ın önümüzdeki aylarda faaliyete geçmesini planlıyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE BİR İLK

Büyük şehirlerde sanayicinin farkındalığının daha yüksek olduğunu ama Anadolu’daki sanayi, teknoloji altyapısının çok ileri düzeyde olmadığını ifade eden Kandemir, “Bu nedenle sanayi-üniversite iş birliği tam anlamıyla sağlanamıyor. Bu kopukluğu gidermek için ya bizim sanayinin içinde olmamız lazım ya da sanayicinin üniversitenin içerisinde olması lazım. Dolayısıyla biz bu bakış açısıyla süreci yönlendirmeye çalıştık. Yani üniversite bünyesinde bir teknoparktan ziyade OSB içerisinde ya da sanayicinin yakın olacağı bir mekânda bunu gerçekleştirmek istedik. Uşak’ta olan yapı da Türkiye’de bir ilk diyebiliriz. Şöyle ki Uşak OSB yönetimi tüm inşaat maliyetini tek başına üstlenerek ihale sürecini tamamen kendisi yürüttü sonrasında binayı Bakanlıktan hiçbir destek almadan yaptı. Kısa süre içinde bize teslimini yapacaklar. Bu yönüyle de bir ilk. Tabii ki bu sanayicinin işi sahiplendiğinin bir göstergesi. Aynı yapıyı hayata geçirmek için Afyon OSB yönetimi ile de görüştük ve onlar da bize 10 bin metrekarelik bir alan verdi. Uşak OSB’deki teknopark yapısını Afyon OSB’de de kuracağız” dedi.

MELEK YATIRIMCI GİBİ ŞİRKET

Genel Müdür Prof. Dr. Tuğrul Kandemir, OSB içinde yer almalarının en büyük amacının üniversite-sanayi iş birliğini aktif hale getirebilmek olduğunu kaydetti. Üniversite ve sanayi arasında bir kopukluk olduğunu vurgulayan Kandemir, “Bunu fark ettiğimiz için akademisyenlerle sanayiyi bir araya getirmeye çalışıyoruz. Projesi olan hocalarla sektör bazında sanayicileri birleştirme toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılara Afyon’da başladık ve Uşak’ta da devam edeceğiz. Teknopark ve sanayicilerin ortak olduğu bir şirket kurmayı düşünüyoruz. Bu şirket melek yatırımcı gibi bir yapılanmaya sahip olacak. Hayata geçmemiş projesi olan öğretim üyesi ve öğrencileri sanayici ile bir araya getirecek. Yani daha proje bazında bir ortaklık yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. İlk görüşmelerimiz oldukça olumlu. İnşallah bunu hayata geçirdiğimizde sizlerle paylaşırız” şeklinde konuştu.

YENİLİKÇİ PROJELER

Genel Müdür Kandemir, teknoparklarında yüzde 100 doluluk oranıyla faaliyet gösterdiklerini ve 18 firmaları olduğunu, bunların 8’inin öğretim üyelerinin firmaları olduğunu söyledi. Bu sene ön kuluçka merkezlerinin de faaliyete geçtiğini dile getiren Kandemir, “2019-2020 yılı içerisinde 3 tane patent başvurumuz oldu. Birisi uluslararası ön incelemeyi geçti. Türkiye’de ilk defa hayata geçirilmiş birkaç projemiz var. Onların da lansmanını bu pandemi sürecinden dolayı uzattık. Sağlık, gıda ve eğitim alanında Türkiye’de ilk defa yapılmış projelerimiz var. Örneğin erken doğum ünitesinde küvezde bulunan çocukların, uzaktan otomasyonda beslenmesini sağlayan bir sistemimiz var. Bu üniversitemizdeki biyomedikal mühendisliğindeki hocalarımız da sanayicilerin ortak yürüttüğü bir proje olarak hayata geçti. Bu sistem önceden Almanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelerden çok yüksek maliyete ithal ediliyordu ama şu anda yüzde 90 oranında yerli cihaz Afyon Kocatepe Üniversitesi Zafer Teknopark bünyesinde üretiliyor. Bunun dışında diğer projelerimiz de ağırlıklı olarak yazılım, gıda, enerji alanında yürütülüyor” dedi.

“DİJİTAL DÖNÜŞÜME HAZIRLIK YAPILMALI”

Türkiye’nin inovasyon temelli üretime geçmemesi durumunda katma değeri yüksek ürünler üretme imkânı olmayacağına dikkat çeken Kandemir, dijital dönüşümün önemine de değindi. Kandemir, “Eğitimin de üretimin de iletişimin de pazarlamanın da artık uzaktan, dijital ortamda olacağını herkes kabullendi. Tabii ki dijitalleşme sürecinde bizim bazı avantajlarımız ve dezavantajlarımız var. En büyük dezavantajımızın bizim altyapımızın zayıf olması. Çünkü konunun topyekûn ele alınması lazım” dedi. Dijital dönüşümle ilgili üniversitelerin de altyapı hazırlaması gerektiğini belirten Kandemir, “Ders programlarını buna uygun hale getirilmesi lazım. Milli Eğitim Bakanlığının buna ilişkin bazı çalışmaları olduğunu biliyoruz. Özellikle robotik kodlama, proje yapma gibi bazı girişimlerinin olduğunu biliyoruz. Bunun ilköğretim seviyesinden başlayıp, orta öğretim, üniversite düzeyinde eğitim alanına girmesi ve aynı şekilde sanayiye de yansıtılması lazım. Dijital dönüşüm noktasında özellikle KOBİ’lerimizin hızlandırılması, devletin ciddi politikalar geliştirmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

EĞİTİCİLERİ EĞİTTİ

Dijital dönüşümle ilgili üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalıştıklarını anlatan Kandemir, üniversitelerde hem robotik kodlama hem robotik kulüpleri olduğunu kaydetti. Kandemir, “Bu kulüplerle öğrencilerimizle ortak faaliyetler yapıyoruz aynı zamanda lise, ortaokul seviyesindeki okullarda geçen sene öğretmenlere yönelik robotik kodlama eğitimi gerçekleştirdik. Yani eğiticiden eğitime şeklinde bir eğitim verdik. Bu tip faaliyetleri özellikle mühendislik fakültesinin desteği hem üniversite içerisinde hem de teknopark bünyesinde sanayi işletmelerine yönelik eğitimler düzenlemeye çalışıyoruz” dedi.

GENÇ GİRİŞİMCİLER İŞ HAYATINA HAZIRLANIYOR

Genç girişimcileri kazanabilmek için yürüttükleri faaliyetler hakkında bilgi veren Kandemir, şunları söyledi: “Üniversitede gençler, teknoloji ve projelerle tanışmazlarsa sonradan bunun çok zor olacağının farkındayız. Onun için öğrencilerin gelip burada rahatlıkla internete ulaşabilecekleri, projeler üretebilecekleri, işletmelerle irtibat kurabilmeleri için bir ön kuluçka bölgesi oluşturduk. Bunun dışında da bu sene bir proje pazarımız vardı. Öğrencilerin özellikle son sınıf öğrencilerin bitirme projelerinin sanayiyle ortak bir yarışma düzenledik. Ama pandemi sürecinde malum 2. Dönem öğrenciler burada olmadıkları için ertelemek zorunda kaldık. Bu tip yarışmalar yaparak özellikle öğrencilerin sanayi ile tanışmasını sağlıyoruz. Öğrenci mezun olmadan sanayi ile bir irtibat kursun, iş yapma tarzlarını görsün istiyoruz.”

ZAFER TEKNOPARK GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. TUĞRUL KANDEMİR İLE SANAYİ TV’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN RÖPORTAJ İÇİN TIKLAYINIZ.

Anahtar Kelimeler:Zafer TeknoparkTuğrul KandemirSanayiAr-geIş BirliğiDijital DönüşümUşak OSBAfyon Kampüs Teknopark

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> https://www.sanayigazetesi.com.tr/sanayi/is-birliginde-zafere-giden-yol-h23660.html

Sanayi Gazetesi